Özel Arama

5/10/2008

Sancak: Tayyip Erdoğan idolüm

Eski komünist, Aydınlıkçı, CHP delegesi, yeni TÜSİAD üyesi ve Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi Ethem Sancak ilginç açıklamalar yaptı, eleştirileri yanıtladı.
NURİYE AKMANIN RÖPORTAJI
Bir zamanlar Karl Marks'a ve Mao'ya ilgi duymasına rağmen, kafasını omuzlarının dışında bir yere kiraya vermediğine vurgu yapan Sancak, kimseye itaat etmediğini savunuyor. Ancak, şimdilerde en önemli idolünün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söylemekten kaçınmıyor. Bunu da Erdoğan'ın, ideallerine uygun davranmasına dayandırıyor. AK Partili olmadığının altını çiziyor ve ekliyor: "Adamın sevdalısıyım." Aydın Doğan ile Başbakan arasında yaşanan tartışmayı sanal bulan Sancak, başka işler yapmaya kalktığı zaman basını uyarmanın da Başbakan'ın görevi olduğunu düşünüyor. "Boykot çağrısı benim grubum için yapılsaydı, böyle bir tepki çekmek için neler yapıyorum diye dönüp kendime bakardım." diyor. Ethem Sancak, ilaç dağıtımı sektörünün yüzde 40'ını elinde bulunduran Hedef Alliance'ın sahibi. Tarım ve hayvancılık alanında da büyük yatırımları var. Eski komünist, TİKP'li ve Aydınlıkçı, eski CHP delegesi, yeni TÜSİAD üyesi ve daimî seyyid, yani Hz. Muhammed'in soyundan gelme bin beş yüz kişilik Siirtli bir ailenin reisi. Üstüne üstlük Tayyip Erdoğan sevdalısı. Tarihe ve ineklere meraklı. Tüm şapkalarını sayarsam söyleşiye yer kalmayacak. O yüzden Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi olarak medya patronu şapkasını da belirtip duruyorum. Hayat öyküsü, Türkiye'yi, cumhuriyet projesinin serüvenini temsil edebilecek nitelikte. İyi bir sinemacının elinde müthiş bir film olurdu. Yaklaşık iki saatlik görüşmemizden sonra kendisinde şeytan tüyü olduğuna karar verdim. Çok sevimli, çok içten, çok doğrucu Davut. Tek itirazım bir siyasi lidere bu kadar çok angaje olması. Fakat kişinin beyanı esastır. Çizdiği portre gibi yaşıyorsa, aslında Tayyip Erdoğan'ı değil, demokrasiyi destekliyorsa başımdaki tek şapkayı yani sorguculuğumu ona kaldırıyorum.

Tayyip Bey, "Kanal 24 seyretmeyin, Star gazetesini almayın" dese ne hissederdiniz?


Böyle bir tepki çekmek için ben neler yapıyorum diye dönüp bakardım kendime. Toplumda özeleştiri geleneği yok. Eksik taraflarımızdan biri o. 

Peki bir siyasi lideri bu kadar desteklemek, sahibi olduğunuz medya organlarının objektifliğine gölge düşürmez mi?

Hayır. Ben bir siyasi liderden öteye, bir projeyi destekliyorum. O da Türkiye'nin birinci sınıf demokrasi olması, imtiyazların kalkması projesi. Sağlıklı bir ekonomi demokrasi zemininde oluşur. Bu projeyi bugün Tayyip Erdoğan savunuyor. Ben bir işadamı olarak yarın Tayyip Bey'in bu çizgiden saptığını görürsem onu desteklemem. Nitekim zamanında CHP'nin bir projenin bir parçası olduğuna inandığımda Deniz Baykal'ı destekledim. Ne zaman ki o da Türkiye'nin birinci sınıf demokrasi olmasını savunur, yine onu desteklerim.

Zaman-05 Ekim 2008 09:25

20/9/2008

Erdoğan: Doğan gazetelerini almayın..!

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de medyanın güvenilirliğini yitirdiğini ve kendini bitirdiğini belirterek medyaya karşı yeni bir kampanya için düğmeye bastı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'de medyanın güvenilirliğini yitirdiğini ve kendini bitirdiğini'' söyleyerek, ''Onun için bundan sonra ben de diyorum ki partinin mensupları olarak yalan yanlış bu haberleri yapan medyaya karşı sizler de kampanyanızı başlatın, sürdürün ve bu gazeteleri evinize sokmayın. Almayın'' dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin Ankara İl Teşkilatının Bilkent otel'deki iftar yemeğine katıldı.

Başbakan Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada, bugün avrupa Parlamentosundan kendisini ziyarete gelen konuklara, 2007 yılı sonuna kadar Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya 7,5 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını bu yatırımın önümüzdeki dönemde çeşitli projelerle 25 milyarlık yatırım süreciyle devam edeceğini anlattığını belirterek, konuklarının görüşmeden, 'Bize duymadıklarımızı duyurdunuz' sözleriyle ayrıldıklarını anlattı.

''Avrupalı bunu bilmiyor da benim ülkemdeki bunu biliyor mu? Benim ülkemin insanları da birçok gerçekleri bilmiyor'' diye konuşan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunlar bilinmiyor. Çünkü bu olanlar bitenler duyurulması gereken organlar tarafından duyurulmuyor ki, duyurulduğu anda bunun nereye yazılacağı biliniyor. Biz neyin ne kadar tesirli olduğunu biliyoruz. Onun için teşkilat, teşkilat, teşkilat... Ben teşkilatıma güveniyorum. Yazılı-görsel medya ne yazarsa yazsın. Yeter ki şu örgütlenmiş teşkilatım gece gündüz şu ana kadar verdiği mücadelesini versin, çalışmasını yapsın. Biz, bu yüzde 47'nin üzerine rahatlıkla çıkarız. Çünkü bizler, barış elçileri olarak dolaşacağız. Kadın kollarımızın mensupları erzaklarla gidiyor. Yazıyorlar, 'bak yine erzak dağıtıyorlar.' Ramazan ayındayız tabii dağıtacağız, hayır sahipleri çok, yeter ki siz onları arayın, bulun. Herkes bir şeyler dağıtır. Yeter ki siz de bunun aracısı olun, ama senin öyle bir derdin yok. CHP, MHP sen de dağıt. Yok mu sizin içinizde de böyle hayır sahipleri. İmkanı olanlar, verebilecek olanlar yok mu. Dağıtın niye yapmıyorsunuz bu işleri?''

Başbakan Erdoğan, ''Bu işler dert ister. Dertli olacaksın, çile insanı olacaksın'' diyerek şunları kaydetti:

''Ama biz her seçim sonrasında şunları duymaya alıştık; 'Her seçmene birer Cumhuriyet Altını dağıtıyorlar kardeşim.' Düşünebiliyor musunuz? 16 milyon 500 bin Cumhuriyet altını dağıtmışız. Bunlar hesap da bilmiyor. Bugün bir tane maalesef moderatör, ki kendisine saygım da olan bir arkadaş, beni sağ olsun 'dolar milyarderi' ifadesiyle suçluyor. Yazıklar olsun. Ya sen hesap bilmiyorsun ya sen hiç kitap okumadın. Dolar milyarderi ne demek. Ayıptır insan utanır, sıkılır, ama bunlar da böyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na bu yakıştırmayı yapacak, ondan sonra da bunlara cevap verdiğin zaman da, 'niye bunları muhatap alıyorsun Sayın Başbakanım?' diyecekler, ama nasıl demeyiz, gerçi sağ olsun Dengir kardeşim gereken cevabını, ağzının payını verdi, payladı, o ayrı mesele. CHP zihniyeti de bu işte.

Hep böyle. Ondan sonra 'Bu hesap nasıl bir hesap çıkar bakalım?' dediğin zaman hesabı çıkaramıyorlar. Bakıyorsun milyonlarca dolarlar Türkiye'ye geliyor. Başbakanlığa geliyor. Nerede, nasıl geliyor bu? Banka yoluyla mı bavullarla mı geliyor, nasıl geliyor söyle bakalım? En ufak bir ispatın yok. Ondan sonra geri vitese takıyor, ondan sonra da diyor ki, 'E orada bir yanlışlık oldu' ama birisi onu derken, bir başkası başkasını diyor. Bu ülkede medya güvenilirliğini yitirmiştir, kendini bitirmiştir. Onun için, bundan sonra ben de diyorum ki, partinin mensupları olarak yalan yanlış bu haberleri yapan medyaya karşı sizler de kampanyanızı başlatın, sürdürün ve bu gazeteleri evinize sokmayın almayın. Bu kadar açık konuşuyorum. Siz mi bize karşı yalan bu tür yalan yanlış kampanyaları yapıyorsunuz? Tamam, biz de en doğal, en tabii olan hakkımızı kullanıyoruz, size karşı bu kampanyayı başlatıyoruz, almıyoruz. Hangi dilden anlarsanız o dilden konuşacağız ve biz bu ülkede bu hizmetleri canla başla sürdürürken bir de sizle mi uğraşacağız ya. İşimiz gücümüz var arkadaş..!

(AA)

17/9/2008

NEDEN TAYYİP ERDOĞAN..!

Çünkü,cumhuriyet tarihinde gelmiş geçmiş siyasiler arasındakilerden en cesuru,Akıllı,uyanık,sabırlı,sempatik ve maddi manevi değerlere sahip çıkan bir kişilik.En azından egoist değil,paylaşımcı çalışkan ve yapmak istediği işte muvaffak olan bir şahsiyet.2003 yılından bu yana göreve geldiği günden itibaren yaptıkları ortada.!şun yaptı bunu yaptı demeğe lüzum yok.!Çekemeyenler engel çıkaranlar,köstek olanlar dünya düzeni devam etttikçe devamlı olacaktır.kainatın kuralı böyle,''Meyve veren ağaç taşlanır''.Ama onlar engel çıkaracak Tayyip ERDOĞAN muzaffer olacak..!Çünkü o halkın adamı..Seni seviyoruz başbakanım.Durmak yok yola devam diyoruz.....
                                                                                         Hasan Körşen